16 Haziran 2011 Perşembe

babalar günün kulu olsun gözümün nuru, kalbim, ruhum




Vücudumun bir parçası, gözümün nuru; kalbim, ruhum, vicdanım...
Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatma'ya seslendiği şekilde sesleniyorum sana...

Öncelikle seni seviyorum...en baştan söyleyeyim sonra lafa dalarım unuturum ben biliyorum kendimi...
Öyle çok seviyorum ki...senden uzaktayken ne zaman aklıma gelsen gözlerim doluyor canım yandığında ne zaman sesini duysam sesim çatallaşıyor ruhum çatlak veriyor gözlerimden; dayanamıyorum biliyorum nazım en çok sana geçiyor. 

Bulunduğun her yer huzur doluyor sanki...işten geliş saatinde koşa koşa geliyorum kapıya biliyorum ki içeri giren adam bütün kötülükleri alıp götürecek çünkü öyle güçlü bir adam...Öyle bir adam ki senelerdir maddi manevi o kadar yoğun bir yükün altında, öyle güçlü bir adam ki secdeye başını koyduğunda aklında önce biz varız yaradanına her gece bizim için açar ellerini....

Biliyorum ki hiç bir zaman senin kadar iyi bir insan, iyi bir ebeveyn, iyi bir işadamı, iyi bir arkadaş, iyi bir eş olamayacağım sade ve sadece senin yolundan yürümeye çalışacağım umarım senin gibi olmaya fazlaca yaklaşırım...Umarım senin gibi sadece babamın elini öpmek için eğerim başımı...

Aklıma hep ne geliyor biliyor musun baba? Ben küçükken hastalandığımda senin eve geliş saatinde zorla kustururdum kendimi sonra beraber bana oyuncak almaya giderdik...şu anda da öyle ne zaman mutsuz olsam hasta olsam moralimi düzeltecek tek insan sen oluyorsun...belki de bu yüzden en çok seni üzüyorum en yakınıma en çok zararı ben veriyorum...kıskanıyorum her şeyden herkesten kardeşimden, kedimden, annemden, iş arkadaşlarından...

Kız çocuklarının ilk aşkı babalarıdır derler yalan hemde külliyen yalan tek aşkı babalarıdır. O kadar değişik bir duygu ki bu ne yazarak ne çizerek ne notalara dökülerek anlatılamaz kitlenir kalırsın söz biter ya tam o yerdeyim şu anda...sözün bittiği yer, sonu yok.

O kadar korkuyorum ki baba...senin ölümünü görmemek için canımı verebilirim. Düşünemiyorum nefes alamıyorum gözlerim kararıyor gelince aklıma boğazıma bir yumru oturuyor kilitleniyorum kendi bedenim dar geliyor...

Ben yirmi ikiyıllık ömrümde en çok seni sevdim baba. (Annem interneti kullanmıyor nasılsa kıskanamaz bizi aramıza da giremez :) ) bundan sonrada en çok seni seveceğim...Dilerim ki tanrı bize  hep birlikte  ve güzel bir ömür nasip etsin sonrada cennetinden en güzel köşeyi bize ayırsın...

 ''Hayatta ben en çok babamı sevdim''

Zaman zaman sabrını zorlayan, bu çocuk kime çekmiş dediğin ama bunla da kalmayıp bütün kötü genlerini verdiğin :), meslektaşın, çok sevdiğin, seni çok seven, büyük ve en değerli evladın, biricik kızın aybike :)




12 Haziran 2011 Pazar

azin nesin haklıymış hı hı !



Kimsenin bu millete aptal deme lüksu olmamalı.Bireysel olarak arkadaşınıza, tanıdığınız birine "aptal olma" diyebilirsiniz."Aptalsın" diyemezsiniz. Bunu dediğiniz vakitte hakaret etmiş, aşağılamış olursunuz. Bu sefer o insandan nasıl saygı bekleyebilirsiniz ki? İnsanların tercihlerini hakaret ederek eleştirmek(!) medeni bir davranış değil. unutmayalım ki ''Türk milleti zekidir''  Mustafa Kemal Atatürk.


http://aziznesinhakliymis.com/

5 Haziran 2011 Pazar

28 Mayıs 2011 Cumartesi

''Mutlu etmiceksen meşgulde etmiceksin'' ben kocaman bir dükkanım.

''Mutlu etmiceksen meşgulde etmiceksin''

Yok artık siz dükkan mısınız arkadaşım? Ne meşguliyetinden bahsediyorsunuz?

Seviyorsan mutluluğa olduğu kadar  mutsuzluğa da varsın demektir.

Tabii kasap, bakkal, tuhafiye, manav falan değilsen. :)

27 Mayıs 2011 Cuma

insan hakları



Eski ajandamı karıştırırken bitirmediğim bir yazı buldum insan hakları üzerine yazmışım paylaşmak istedim;

Hayat sahnesinde diğer canlılar arasında baş rolü oynayan insan serüvenine başladığı andan itibaren hep keşfetme çabası içinde olmuştur. Evrimi kesintisiz devam ederken ateşi bulan insan sahip olduğu zekanın da farkına vararak bu ateşi silahlarda kullanmaya başlamıştır. Silahı bulan insan ne yazık ki baskıcı yönetimi, sömürmeyi, ayrım yapmayı öğrenmiştir. Kısaca ''halk kendi kendini yaratırken kaybetmiştir.''

İnsanın kötü niyetinden mi kaynaklanan yoksa bir takım emperyalist güçlere karşı mı hazırlanan insan hakları bildirisi 30 madde olarak 10 aralık 1948 de kabul edilmiştir. Ülkemiz beyannameye 1 nisan 1949 da imza atmıştır.

Zaten hak ve özgürlüklere sahip olan bireylerin sırf dili, rengi, dini, ulusal ve toplumsal kökeni ayrı olduğu için doğuştan sahip olduğu hakları yazılı bir kağıda dökmesine gerek var mı?

Ne yazık ki baskıcı yönetime dur demek yaşam, sağlık, eğitim, barınma, din, seçme özgürlüğü, vicdan özgürlüğünü koruyabilmek için insanlar bu hakları yaratmıştır.

 
Siz haklarınızı farkında mısınız?

Bütün insanlar hür ve haklar bakımından eşit doğarlar peki ya sonra?

Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü şekliyle yasaktır. (köleliğin adı değiştirilip zamanımızda başka bir şey olmuştur.) ne kadar farkındayız?

Her şahsın dinlenmeye eğlenmeye, ücretli tatillere ihtiyacı vardır. ( Ülkemizde ne kadar mümkün? )

Her şahsın öğrenim hakkı vardır. ( Biri kız çocukları mı dedi?)

Ülkemizde milyonlarca tecavüz, saldırı, tutuklama, gereksiz işten çıkarılma, işkence görme, sürgün, düşünce suçlusu olduğunu biliyor musunuz?

İnsan haklarına ne kadar sahipsiniz? Hürriyet ve istikbalinize sahip çıkabiliyor musunuz?

Ulu önderin dediği gibi...demişim ve devamı gelmemiş yazımın keşke devamını getirseymişim, bizde insan haklarından nasibimizi alsa imişiz.

15 Mayıs 2011 Pazar

yaz gelmiş, hoş gelmiş





 Ohhh!!!


Yaz kokusu alıyorum 3-5 gündür mis gibi mis. Yaz kokusu yaa; insana hayat veren insanı rahatlatan koku. Kışın plaj çantasını açıp sapık gibi havluları, mayoları, güneş kremlerini hatta ve hatta sırf selülitleri örtsün diye giyilen o sevimsiz pareoları koklamıcam artık...


Yazın kendisini içime çekicem mis gibi.


Efendimm uzanır çime eline sinen güneşin kokusunu alırsın ciğerlerine. Gözüne güneş kaçar mesela sen seversin sen sevilirsin. Gözüne güneş kaçtıkça hayal kırıklıkları,umutsuzluklar,yaşanmamaışlıklar,tasalar,dertler de senden kaçarlar.


Kışın hayatımıza gümüş bir tüy diken ay ışığı yazın yakamoz olur çakmak çakmak arkadaşlık olur, neşe olur, sevgi olur, karga gibi bi sesle söylenen sıcacık bir 'akdeniiizzzz akşaaamlarııı bir başkaaa oluuyyooorrr' olur.


Yazın gelmesiyle içimdeki aybikelere yeni bir tane daha eklendi 'bayan ruhi hanım'. Nasılım? Bir yaz öncesi iniltisinde çıktım geldim, galiba bu sefer tam vaktinde geldim? dedi. Hoşgeldin ruhi hanım. Seni diğer aybikeler dışlarlarsa korkma sakın tamam mı? Sen onlara yazı, neşeyi, yeni kıyafetleri, şortları herşeyden önce oleeyy!! parmak arası terlikleri getirdin.


Yazın gelmesiyle birden uyurken uyandırılmış gibi oluverdim. Bu sefer uyanmıyım nolur bi 5 dakka diye yalvaracağım annem değil de koskocaman bi mevsim olur hemde doğa ananın gözbebeği olunca gıkım çıkmadı tıpış tıpış kalktım. Hemen elimi yüzümü yıkadım birazdanda gidip makyajımı yapıcam.


Eeee yaz hoş geldin o zaman sonrası iyilik sağlık.



17 Mart 2011 Perşembe

İnsanlar sizi üzüyorsa, siz onlar için bir daha üzülün, yalnızca mutsuz insanlar başkalarını üzerler çünkü.