12 Temmuz 2012 Perşembe
1 Temmuz 2012 Pazar
kediler için evde mama yapımı
Merhaba;
Kedim cimcime için yaptığım ve onun höpür höpür yediği mama tarifini paylaşmak istiyorum sizlerle.
Ben hastalıklı bir şekilde kedimin tek tip (kuru mama arada çok nadir olarak ta ıslak mama) beslenmesinden çok rahatsızlık duyuyordum. Daha sonra internetten de araştırarak bir çok kedi sahibinin minik dostlarına hazırladıkları ev yapımı mama tarifleri buldum. Bu mama içerisinde bir çok şey barındırdığı için bana çok sağlıklı geldi. Hayvan sağlığı üzerinde yorum yapacak bir yetiye tabi ki sahip değilim ama bu evde hazırlanan mama dışarıdan aldığımız ıslak yahut konserve mamalardan çok çok daha sağlıklı bence.
Mamanın yapımına gelirsek malzemelerimiz şöyle:
- 1 patates
- 300-400 gram tavuk ciğeri
- 1 yemek kaşığı pirinç
- 1 havuç
- 1 yemek kaşığı mercimek
- çok az mısır
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- 2-3 tutam maydanoz
- 1 yumurta
Mamanın yapımı için öncelikle patates, havuç ve maydanozlarımızı çok minik minik doğruyoruz bunları bir tencereye alıp üzerine pirinç, mercimek, mısır, yağ ve su ekleyip orta ateşte yarım saat kadar pişiriyoruz. Daha sonra üzerine gene çok minik minik doğradığımız ciğerleri atıp bir yarım saat daha pişiriyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken bunları çok az suyla yapmak ki fazla su ziyan olmasın kedimiz suyundan da vitaminini alsın. Daha sonra ocaktan indirmeye yakın üzerine bir yumurta kırıp karıştırıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.
Ben bunları yaparken cimcime rahat durmadığı için hemen piştiği gibi vermek zorunda kaldım ve hayvanım ağzı yana yana yedi. Soğuk ve sıcak kediler için zararlı olduğunundan bu tarifi hazırlarken kedişleri mutfaktan olabildiğince uzak tutmak faydalı olacaktır.
Bu arada karışım inanılmaz kötü kokuyor ama hem cimcime çok sevdiği için hem sağlıklı olduğu için katlanıyorum. Kalan mamayı da porsiyonlar halinde buzdolabı poşetlerine atıp buzlukta saklıyorum daha sonra istediğim zaman buzlarını çözüp veriyorum.
Bu arada daha önce de fotoğraflarını koymuştum aşağıdaki cadı cimcime :)
Size selam eder, 4 bacakları dostlarınıza afiyetler diler...
4 Haziran 2012 Pazartesi
Evde Gece Kremi Yapımı
Merhaba;
Uzun süredir anne-kız kullandığımız ve çok memnun kaldığımız bir tarifi paylaşacağım şimdi. Bu tarifi annem gittiği güzellik kursundan öğrenmişti ve yaklaşık iki senedir kullanıyoruz çok da memnunuz.
İhtiyacımız olanlar:
- Bepanthen krem
- Evigen ampül
- Redoxon ampul
- Avicap
- Boş bir krem kabı
Yukarıda yazdıklarım sakın kafanızı karıştırmasın. Evigen e vitamini, redoxon c vitamini avicap da a vitamini ve bunlar her eczanede rahatlıkla bulunabiliyor. Toplamda (krem ve vitaminler) bir gece kremine vereceğiniz paranın onda biri kadar tutuyor bu da bu kremin avantajlarından biri.
Kremin yapımı da çok basit;
- Boş krem kabına (kabımızın temiz olması gerekiyor) bepanthen kremimizi sıkıyoruz.
- Üzerine birer tane evigen ve redoxon ampulleri kırıp boşaltıyoruz. Yalnız burada değinmek istediğim bir nokta var bir çok insan bu ampulleri kırarken elini yaralıyor bir havlu ya da iki kat kalın havlu yardımıyla kırarsanız ufak kazalardan da sakınmış olursunuz.
- Avicap vitamin minik kırmızı hap şeklinde bu hapı toplu iğne ile delip içindekini yaptığımız karışama boşaltıyoruz. Ben avicap tan 1 tane koyuyorum kremime ama cildiniz kuruysa iki tane de koyabilirsiniz.
- En son olarakta temiz bir kaşık ya da kürdan gibi bir şeyle kremimizi karıştırıyoruz.
Bu hazırladığımız krem dışarıda durursa 10 gün içinde tüketilmesi gerek eğer buzdolabında saklarsanız istediğiniz kadar kullanabilirsiniz.
Umarım memnun kalırsınız. Olumlu yahut olumsuz her türlü görüşünüzü bekliyorum.
Sevgiler...
Uzun süredir anne-kız kullandığımız ve çok memnun kaldığımız bir tarifi paylaşacağım şimdi. Bu tarifi annem gittiği güzellik kursundan öğrenmişti ve yaklaşık iki senedir kullanıyoruz çok da memnunuz.
İhtiyacımız olanlar:
- Bepanthen krem
- Evigen ampül
- Redoxon ampul
- Avicap
- Boş bir krem kabı
Yukarıda yazdıklarım sakın kafanızı karıştırmasın. Evigen e vitamini, redoxon c vitamini avicap da a vitamini ve bunlar her eczanede rahatlıkla bulunabiliyor. Toplamda (krem ve vitaminler) bir gece kremine vereceğiniz paranın onda biri kadar tutuyor bu da bu kremin avantajlarından biri.
Kremin yapımı da çok basit;
- Boş krem kabına (kabımızın temiz olması gerekiyor) bepanthen kremimizi sıkıyoruz.
- Üzerine birer tane evigen ve redoxon ampulleri kırıp boşaltıyoruz. Yalnız burada değinmek istediğim bir nokta var bir çok insan bu ampulleri kırarken elini yaralıyor bir havlu ya da iki kat kalın havlu yardımıyla kırarsanız ufak kazalardan da sakınmış olursunuz.
- Avicap vitamin minik kırmızı hap şeklinde bu hapı toplu iğne ile delip içindekini yaptığımız karışama boşaltıyoruz. Ben avicap tan 1 tane koyuyorum kremime ama cildiniz kuruysa iki tane de koyabilirsiniz.
- En son olarakta temiz bir kaşık ya da kürdan gibi bir şeyle kremimizi karıştırıyoruz.
Bu hazırladığımız krem dışarıda durursa 10 gün içinde tüketilmesi gerek eğer buzdolabında saklarsanız istediğiniz kadar kullanabilirsiniz.
Umarım memnun kalırsınız. Olumlu yahut olumsuz her türlü görüşünüzü bekliyorum.
Sevgiler...
24 Mayıs 2012 Perşembe
Tek Taş Kafası Neyin Kafası?
Ne zaman tek taşını gerine gerine gösteren bir kadın görsem aklıma hemen onun kendine bulduğu zavallı kocası ya da koca adayı gelir.
Bu zavallı koca (yahut koca adayı) son yılların klişesi olan tek taşa kendini fazlasıyla kaptırmanın etkisiyle geri zekalılık hanesine artı puanlar eklerken, aynı geri zekalılık puanına sahip dişi kişisi ise sosyal statü hanesine bu tek taşı altın harflerle işler.
El-alemin tek taşından sana ne be kadın! dediğinizi duyar gibiyim. Sevgili can okur, güzel okur benim anlamadığım şey şu; 3 liraya aldığı tek taşı 5 lira diye sosyal çevresine övünerek göstermek! Daha da anlamadığım şey ise şu; o pırlantaya verdiği 3-4 maaşı yahut bazen daha bile fazlasını bir daha çok zor bir arada görecek olması.
Şöyle; mesela İstanbul'un 2. ya da 3. sınıf bir semtinde oturuyor, çocuk doğuruyor ama maddi sıkıntılardan dolayı çalışmak zorunda bu yüzden çocuğuna anası bakıyor ama elinde dairesinin 2 yıllık aidatını karşılayacak tek taşı var! Ben bunda övünülecek hiç bir şey göremiyorum. Görsem görsem sen ve kocanın enayiliğini ve toplum içinde kendinize oturacak yer bulamayışınızı görüyorum tek taş sever kadın.
Aile yoluna giden en önemli basamak olan evliliğin tek taşla yapılmasını ya da zorla tek taş istenilmesini çok saçma buluyorum temel'i sağlam atmamak gibi geliyor bana. Hele hele bir takım şeylere maddi değerler koyarak bu kutsal mertebeyi sosyal statü uğruna iyice küçültmek evlilik temeline dinamit koymak gibi geliyor. Ha derseniz Türkiye de bir çok kadının tek taşı var ve bilmemkaç senedir evliler bahsettiğim temel evliliğin uzun sürmesi değil ''mutlu'' sürmesidir sayın okur.
Yazımı bitirirken sevgili erkek kişisine şunu söylemeyi bir borç bilirim: Anam babam bir kız sürekli ''tek taş'' diye beyninin etini yiyorsa o kızı sakince aldığın yere bırak o genleri çocuğuna geçirtmediğin için şükret ve yoluna devam et.
12 Mayıs 2012 Cumartesi
Friends
İlk izliyorum gönderim friends'e nasip oldu
Yazıma başlamadan önce friends'i izlememiş olup, sonunu öğrenmek istemeyen arkadaşlar lütfen okumasınlar. Friends'i izlemiş olup ama hala hakkında ne bulduysa izleyip, okuyan arkadaşlarında yanaklarından öperim, ne güzel insanlarsınız siz derim.
Uyarımı yaptıktan sonra gel gelelim friends'e.
Ben bu diziyi izlemeye çok geç kalmışım. Zaten yayınlandığı zaman (dizi 1994 yılında başlayıp 2004 ylında sona eriyor) izlemek için çok ufakmışım. Daha sonra da ara ara digitürk-comedymax ve atv yayınlarken gözüm çarpmıştı bu güzel diziye. Sonunu da ordan burdan okuyarak öğrenmiştim ve izlemeye gerek yok diye düşünmüştüm. Ama bu diziyi ara ara izlemek ile devamlı izlemek arasında çok büyük fark varmış. İzlediğim diziler ara verince ne izlesem diye düşünürken gözüm friends'e takıldı 10 sezon olduğunu öğrenince biraz çekindim ama sonra izlemeye karar verdim ve bu kararla kendi kişisel dizi izleme tarihimde en doğru kararı aldığımı düşünüyorum.
Dizi 10 sezondan oluşuyor her sezon yaklaşık 20 bölüm ve bölümler 20-25 dakika. New York ta yaşayan 3 kadın, 3 erkek arkadaşın hayatlarından kesitler sunuyor. Karakterlerde diziyle beraber yaşlanmışlar tabii.

Dizinin karakterleri şöyle:
Ross Geller: Ross karakteri David Schwimmer tarafından canlandırılıyor. Benim bu dizideki favori karakterimdir. Kendisi paleontoloji (fosilbilim) alanında doktora sahibi, dizinin en aşık ve duygusal erkek karakteridir. Başından şanssız 3 evlilik geçmiştir. Bu evliliklerin ilki karısı lezbiyen olmaya karar verdiği için son bulmuştur. Ross un bu evlilikten Ben adında bir erkek çocuğu vardır. İkinci evliliği evlilik yemini ederken eşinin yerine gene daha sonra bahsedeceğim Ross un biricik aşkı Rachel'in adını söylemesiyle son bulur. Üçüncü evliliğini ise Las Vegas ta sarhoşken hayatının aşkı Rachel le evlenmesidir. Daha sonra ikisinin de isteğiyle bu evlilik de son bulur. Ross yıllardır kardeşi Monica'nın arkadaşı Rachel'e aşıktır dizi süresince de bu aşk inişli çıkışlı bir şekilde devam eder ama şahsım adına konuşayım hiç bir şekilde bu iniş çıkış ve Ross-Rachel aşkı izleyiciyi sıkmıyor. Ross ve Rachel'ın kazayla bir de dünya sevimlisi Emma adlı kız bebekleri oluyor. Dizinin sonunda Ross ve Rachel birlikte yaşama kararı alıyor ve izleyici sonunda rahat bir oh çekebiliyor.

Phoebe Buffay: Pheobe dizinin en sıradışı karakteri. Bu karakter Lisa Kudrow tarafından canlandırılıyor. Pheoebe'nin annesi bir uyuşturucu satıcısıdır ve Pheoebe çok küçükken intihar eder babası ise sürekli hapishanededir. Bu yüzden Pheoebe sokakta yaşamak zorunda kalmıştır. Dizinin ilk 8 sezonunda Pheoebe nin hiç ciddi ilşkisi olmaz fakat daha sonra Mike adında biriyle tanışır ve evlenir. Kocası Mike'ın da dediği gibi ''mükemmel bir şekilde gariptir''. Phoebe garip şarkılar yazarak ve masaj yaparak geçimini sağlar. Pheobe bana hep gurubun dışından biri gibi gelmiştir. Hani sanki diğer 5'inin başka arkadaşları yok ama Pheobe'nin bir sürü arkadaşları arasında bizimkiler de var gibi. Bu yüzden Pheobe karakteri çok gerçekçi benim için. Friends'den önce Lisa Kudrow bir dizi de Ursula Buffay karakterini canlandırmıştır, Pheoebe ise Friends'de Ursula'nın ikiz kardeşi rolundedir. Bu ayrıntı ve ince düşünceler de diziyi daha da güzelleştiriyor bence.

Joey Tribbiani: Joey grubun en eğlenceli karakteri. Matt LeBlanc can vermiş bu karaktere. Daha sonra bahsedeceğim Chandler'in ev arkadaşı, Monica ve Rachel'ın da karşı komşusudur. Aktörlük yaparak hayatını kazanır. Fazla başarılı bir oyuncu değildir, genellikle pembe dizilerde ve reklamlarda rol alır. Çok çapkındır kızları tavlamak için ''How u doin'' repliğini kullanır. Ben friends'i izlerken herhalde en çok Joey'nin sahnelerine gülmüşümdür. Friends bittikten sonra hızımı alamayıp çekim hatalarını izlediğimde de gene en çok Joey'e gülmüştüm. Friends hakkında okurken bu karakterle ilgimi en çok şey çekmişti; Matt LeBlanc seçmelere gittiğinde cebinde çok az bir parası varmış ve ilk bölüm çekilip parasını aldığında hemen kendine bir ziyafet vermiş. İyi ki bu role o seçilmiş 10 sezon boyunca da bizim gözlerimize ve kulaklarımıza ziyafet verdi.

Monica Geller: Monica diyince benim kulaklarımda direk '' I know'' cümlesi yankılanıyor. Monica grubun merkezi gibi, grubu bir arada tutan o, şükran günlerinde, yıl başlarında yemek yapan herkesi bir araya toplayan gene o. Monica Ross'un kız kardeşi abisi ailesi tarafından çok sevildiği ve Monica'ya yeterli ilgi gösterilmediği için Monica hep kendini kanıtlama peşinde,mükemmeliyetçi; ve hastalık derecesinde titiz. Bu karaktere Courteney Cox hayat vermiş. Aslında Courteney Cox seçmelere Rachel karakteri için katılmış ama ona Monica'yı uygun görmüşler, hakikaten de rolünu eksiksiz yaptığını düşünüyorum. Monica'nın da aşk hayatı çok inişli çıkışlı fakat Bu iniş çıkışa gene aynı gruptan olan Chandler ile bir son veriyor ve çok güzel bir çift oluyorlar.


Friends şu ana kadar izlediğim diziler arasından bitince beni en çok üzen dizi oldu. Çünkü izlediğim sürre boyunca benim altı tane çok çok iyi dostum olmuştu. Dizinin sonunda Monica ve Chandler 10 sene boyunca oturdukları binadan taşınıyorlar ve altı karakterde evlerinin anahtarlarını masanın üzerine bırakıyor. Ben bir seyirci olarak o masanın üzerine anahtarımı bırakamadım. Sanki bu dizinin karakterleri dünyanın bir yerinde mutlu mesut yaşıyorlar, tatlı tatlı atışıyorlar gibi geliyor.
Umarım bu güzel dizinin yıllar sonra ne bileyim mesela yirminci seneleri olan 2014 de bir filmi çekilir az da olsa biraz özlem gideririz.
15 Kasım 2011 Salı
ayrılık üzerine
Birinden ayrılacaksan; onun gözlerine bakıp son sözlerini dinleyecek cesaretin de olmalı. Bunu yapamıyorsan belki de terk edilmeyi hak etmiyordur hakkında hüküm verdiğin.
içip içip bizi dövüyor!
Merhaba fotoğrafta gördüğünüz kedinin adı cimcime. kendisi ben ve ailemle aynı evde yaşıyor ve alkol problemi var. Sürekli evden kaçıyor gizli bi aşkı olduğundan şüpheleniyoruz. Kafası attı mı da içip içip bizi dövüyor. Çok üzülüyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



